CHP | MUTLAK BUTLAN
- Bülent Gürsoy
- 5 gün önce
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 gün önce

Mutlak butlan konusu yeniden ısıtıldı, tartışılması isteniyor ve CHP kitlesi de; örgütüyle, medyasıyla, yazarıyla çizeriyle bu tuzağa düşüyor.
Ortada hiçbir şey yok.
İlgili davaların somut duruma bakalım;
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi / CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi İptal Davası
2 Eylül 2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı doğrultusunda;
İl Başkanı Özgür Çelik ile yönetim ve disiplin kurulu görevden alındı, yerlerine de tüm yetkileri kullanmak üzere tedbiren Gürsel Tekin’in başkanlığını yürüttüğü bir ‘Geçici Kurul’ atandı. Bu kurul halen görevini sürdürüyor, dava devam ediyor.
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi / CHP 38. Olağan Kurultayı İptal Davası
24 Ekim 2025 tarihindeki son duruşmada;
Asıl Dava’nın ve 7. ASHM, 17. ASHM, 40. ASHM’de açılan davalar ile Hatip Karaaslan tarafından açılan davanın konusuz kalması nedeni ile KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
31. ASHM - Davacı Lütfü Savaş yönünden açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
41. ASHM - Davacı Yılmaz Özkanat tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
Karar verildi.
İSTİNAF AŞAMASI
Karar sonrası, davacı taraf istinafa başvurdu, istinaf mahkemesinin konuyu ele alması bekleniyor ve henüz konu mahkemece ele alınmış değil, belirli bir süre de tarih de söz konusu değil.
Ankara 26 Asliye Ceza Mahkemesi / CHP 38. Kurultayı Ceza Davası
Müşteki; Lütfü Savaş
Sanıklar; Ekrem İmamoğlu, Cemil Tugay, Rıza Akpolat, Özgür Çelik, Özgen Nama, Erkan Aydın, Mehmet Kılıçarslan, Nihat Yeşiltaş, Baki Aydöner, Metin Güzelkaya, Hüseyin Yaşar, Serhat Can Eş
Şüpheli; Aziz İhsan Aktaş
Mağdur; Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP Genel Başkanlığı
Milletvekili oldukları için soruşturma aşamasında dosyası ayrılan isimler; CHP Genel Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer.
Bu isimlerle ilgili çalışma, 'Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet' suçlaması kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu tarafından sürdürülüyor.
Süreç şu şekilde ilerliyor:
5 Haziran 2025 tarihindeki duruşmada hakim, görevsizlik ilan ederek;
Kurultay davasında gerekçeli kararını açıkladı.
Kararda, "...hususunun Mahkememizce kabulü neticesinde ve ayrıca yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemlerin hükümsüz sayılacağına dair CMK'nın sarih hükmü de gözetilerek hiçbir delil ve vakıa tartışmasına girmeksizin Mahkememizin derhal görevsizliğine dair hüküm kurmak gerekmiştir."
Karardaki "Oylamaya Hile Karıştırılmak Suretiyle 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanuna Muhalefet" suçunun yanı sıra gerekçe kısmındaki açıklamalara binaen "Rüşvet"' suçundan dolayı; TCK'nın 37/1'inci maddesinde yazılı hükmün delaletiyle tüm sanıkların eylemine uyan 2820 sayıl Kanunun 112’nci maddesi, TCK... hükümlerden muhakeme ve tecziye edilmek üzere dosyanın yetkili ve görevli ANKARA AĞIR CEZA MAHKEMESİNE TEVDİ EDİLMESİNE.." ifadeleri kullanılmıştı.
Sonraki gelişmeler Anayasa Mahkemesi’ne kadar uzanmış ve görevsizlik kararı reddedilerek kesinleşmişti.
Hakim, 4.11.2025 tarihli duruşmada zaptında;
“Mahkememizin huzurdaki dava dosyasında görevli olduğuna dair nasbın Ankara Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tensip kılındığı işbu hukuki garabet içerisinde” diye giriş yaparak;
Karma gündemli büyük kongre yapıldığını,
Kongrede yapılacak seçimlerin ilgili seçim kurulunun gözetimi ve denetiminde yapıldığını,
Seçimde hileli bir hareket olduğuna dair herhangi bir tutanak tutulup tutulmadığının dosyaya ibraz edilmesi gerektiğini,
Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine dair resen ya da başvuru üzerine bir tutanak tutulup tutulmadığının mahkemeye bildirilmesini,
Genel başkanlık seçimine ilişkin herhangi bir kuralın ihlal edildiğine dair Kemal Kılıçdaroğlu ya da avukatınca itiraz edilmiş ise dosyaya ibraz edilmesini,
Sayım - döküme dair bir itiraz var ise ibraz edilmesini,
Birinci turu ile ikinci tur arasında 3 saat olması gerektiğine dair tüzük maddesi ve tüzüğe uygulamayla ilgili itiraz olup olmadığının ibraz edilmesini,
Seçim sonuçlarına ve taleplerine itiraz edilip edilmediği, itiraz edilmişse dosyaya ibraz edilmesini,
İsteyerek,
Haksız oy temini suçunun, siyasi partilerin; genel merkez il ve ilçe organları seçimleri ile il kongresi ve büyük kongre delegelerinin seçimlerinde tatbik edilemeyeceği hususunda mahkeme indinde herhangi bir tereddüt bulunmadığını,
Belirterek,
Mamafih (bununla birlikte) ifadesini kullandıktan sonra;
Anayasanın 68 maddesine göre; siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğu, siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemlerinin; devletin bağımsızlığına ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne insan haklarına eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine millet egemenliğine demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağı, sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamayacağı, suç işlenmesini teşvik edemeyeceği; anayasamızın 69’uncu maddesine göre, siyasi partilerin; faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve çalışmalarının demokrasi ilkelerine uygun olması gerektiğini ifade ederek;
2820 sayılı kanunun 4/2’nci maddesine göre, siyasi parti organlarının; seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararları, anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını,
2820 sayılı kanunun 93’üncü maddesine göre siyasi partilerin parti içi çalışmaları, parti yönetimi, denetimi, parti organları için yapılacak seçimler ile parti genel başkanlığınca, genel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları ve yapılan eylem ve işlemlerinin parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını belirterek;
Şayet kurulmuş ise danışma ve araştırma amaçlı ihtiyari kurullarına yapılmış herhangi bir yazılı veya şifahi olup tutanağa bağlanan bir başvuru olup olmadığı var ise dosyaya ibraz edilmesini,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tefrik kararında zikri geçen şüphelilerin bulunmadığı, yüksek disiplin kurulu dahil parti disiplin kurullarınca herhangi bir tahkikat yapılıp yapılmadığı yapılmış ise tahkikat dosyalarından onaylı birer suretinin dosyaya ibraz edilmesini,
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tefrik kararında zikri geçen şüphelilerin bulunmadığı, Etik Kurul ya da Danışma Kurulu gibi sürekli ya da amaca özel bir kurul tarafından reel sen yapılmış herhangi bir araştırma veya hazırlanmış rapor olup olmadığı var ise dosyaya ibraz edilmesini,
İsteyerek,
Ekrem İmamoğlu'nun organizesindeki isimlerin özgür Özel’e oy kullanılması için; para, görev, belediye meclis üyeliği, yakınlarına belediyelerde iş gibi sağladıkları imkanlar konusunda İstanbul ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına, Beşiktaş ve Osman Gazi belediyelerine ayrı ayrı müzekkere yazılması, (İmamoğlu ve diğer kişiler hakkında kamu adına davacı olunduğu anlaşılmıştır),
İfadelerini kullanarak,
CHP nin 38 büyük kongresindeki genel başkanlık seçiminde yarışan ve seçimi kaybeden mağdur Kemal Kılıçdaroğlu, kazananın ise sanıkların da içerisinde olduğu çok taraflı çok zincirli ve çok kazananlı sofistike bir rüşvet anlaşmasının bulunup bulunmadığı hususunun tespitine yönelik;
Şüpheli Aziz İhsan Aktaş ile sanıklar hakkında; rüşvet, ikna suretiyle irtikap, nüfuz ticareti, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma gibi suçlardan ceza mahkemelerinde görülmekte olan kamu davası ve veya savcılık makamları tarafından yürütülmekte olan tahkikat olup olmadığına dair UYAP kayıtlarının dosyaya celp edilmesini,
Bağlantılı davalar konusunda ilgili mahkeme ya da mahkemelere birleştirmeye muvafakat talepli müzekkere yazılmasını,
Halk TV kayıtları, DVD'ler ve HTS analiz raporları, bunların temini için Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasını,
Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç'in kongre günü yaşanan olayları bildiği ama canlı yayında beyan edemeyeceğine dair beyanda bulunduğu konusunda herhangi bir tahkikat var ise söz konusu soruşturmaya ait tüm UYAP kayıtlarının dosyaya ibraz edilmesini,
Talep ederek,
Devamında;
Mahkememize göre davaya konu bu suç ve bu suç gibi ilgili seçim kurullarının gözetimi ve denetimi altında icra edilen seçimlerde işlenen tüm suçların geniş anlamda bir ‘seçim suçu’ olduğu hususu dikkate alınarak;
Oylamaya hile karıştırılması suçu ile seçimlerde alınan tedbirlere uymama suçunun geniş anlamda ‘seçim suçu’ olarak telakki edilmesi gerektiği,
Oylamaya hile karıştırılması suç tipine, 298 sayılı kanunun 164’üncü maddesinde düzenlenen oy verme sonucuna tesir edecek haller suçunun daha çok müteşâbih olduğu;
Genel kongre seçimlerinde ve siyasi partilerin diğer iç seçimlerinde seçim suçundan söz edilemeyeceği,
Mahkememizin değerlendirmesine göre 2820 sayılı kanunun 112 ve 120’nci maddelerinde düzenlenen suçların seçim suçu olduğu 2820 sayılı kanunda özellikle seçim suçlarına uygulanacak usul yönünden 298 sayılı kanuna yapılması gereken affın unutulduğu,
Mahkememizin genel kabulüne göre her ne kadar maddi ceza hukuku açısından failin aleyhine genişletici yorum aracı olması hasebiyle kıyas yasağına TCK nın 2’nci maddesinde yazılı hüküm ile hukukun genel ve evrensel prensipleri gereğince uyulması zorunlu olsa da, sanık lehine yorum yapılıyorken bir anlama yöntemi olarak kıyasla müracaat edilebileceği, diğer taraftan ceza hukuku teori ve uygulamasında ceza usul kurallarının anlaşılması ve uygulanması yönünden bazen ‘kıyas’ anlama yönteminin ‘mantıki bir yorum vasıtası’ olarak hakkaniyet ve nefaset ilkesi gereği zorunlu olarak kullanılması gerekebileceği,
Huzurdaki davaya konu somut olay açısından iddianamede yazılı suç tarihlerinde sanıklardan bir kısmının Büyükşehir Belediye Başkanı ya da İlçe Belediye Başkanı olarak görev yaptığı, Büyükşehir İl ve İlçe Belediye Başkanı olan sanıklar hakkında 4483 sayılı kanunun 3/1-h maddesi uyarınca İçişleri Bakanı tarafından soruşturma izni verildiğine dair dava dosyasında herhangi bir delil bulunmadığı,
298 sayılı kanunun 174/1’inci maddesi uyarınca sıfat ve memuriyetleri ne olursa olsun seçim suçu işleyenler hakkında umumi hükümler dairesinde soruşturma ve kovuşturma yapılır amir hükmüne atfen ve kıyasen de vaki davanın ikame edilmiş olabileceği,
2839 sayılı kanunun 61’inci maddesi ile tadil edilen 298 sayılı kanunun 180/1’inci maddesine göre, seçim suçlarından doğan kamu davasının seçimin bittiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılmadığı takdirde seçim suçu işlediği iddia olunan fail hakkında kovuşturma yapılamayacağı,
Mahkememizin kabulüne göre TCK’nın 66 ila 68’inci maddelerinde yer alan zaman aşımına dair hükümler ile belli suçların soruşturulması ve kavuşturulmasını daha özel sürelere bağlayan hükümlerin yukarıda tadat edilen evrensel prensiplerden hukuki güvenlik ilkesi tahtında değerlendirilmesi gerektiği, bu konuda, yani belli nitelikteki suç tipleri için öngörülen özel sürelerin sistematik yorum metodu vasıtasıyla failin lehine kullanılabileceği,
Seçim suçları için uygulanması zorunlu olan 298 sayılı kanunun seçim suçlarından doğan kamu davası, 'seçimin bittiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılmadığı takdirde kovuşturma yapılamaz' amir hükmünün sistematik yorum vasıtası yolu ile ve ayrıca hakkaniyet ve nefaset ilkesinin bir gereği olarak failin lehine kıyasen huzurdaki dava dosyasındaki sanıklar hakkında tatbik edilip edilemeyeceği hususu ile;
Huzurdaki dava dosyasında mahkememizin 'görevsiz' olduğu hususunda mahkememiz indinde tam bir kanaat hasıl olduğundan; sanıklar hakkındaki yargılamaya, mahkememizin 2015/472 esas sayılı 5.6.2025 tarihli 2 No’lu ve 2025/544 esas sayılı 4.7.2025 tarihli 2 No’lu hüküm fıkralarındaki sevk maddelerinden devam edilip edilmeyeceği hususunun,
Bir sonraki duruşma günü sanıkların savunmasının alınmasına geçilmeden önce sanık müdafileri ve mağdur vekilleriyle müşteki vekilinin dosyaya ibraz edecekleri yazılı beyanlardan sonra mahkememizce yeniden değerlendirilmesine,
Sanık müdafileri ve mağdur vekilleri ile müşteki vekiline huzurdaki dava dosyasında CMK’nın 223/8’inci maddesinde yazılı hüküm uyarınca düşme koşullarının tahakkuk edip etmediği ve ayrıca mahkememizce yargılamaya, mahkememizin 2015/472 esas sayılı 5.6.2025 tarihli 2 No’lu ve 2025/544 esas sayılı 4.7.2025 tarihli 2 No’lu hüküm fıkralarındaki sevk maddelerinden devam edilip edilmeyeceği hususu ile varsa başkaca tevsii tahkikat taleplerini bir sonraki duruşma günü ve saatinden önce yazılı olarak dosyaya bildirebileceklerine dair ihtaratta bulunulmasına,
İfadelerini kullanmış,
Bir sonraki duruşma günü olarak 13 Ocak 2026 tarihini belirlemişti.
Bu duruşmadan sonra mahkeme hakimi değişmiş ve 13 Ocak tarihli duruşmada yeni hakim yerini almıştı.
13 Ocak 2026 tarihli duruşmada;
Aralarında; CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da bulunduğu 12 sanık, hakim karşısına çıktı,
CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda "usulsüzlük" yapıldığı iddiasıyla açılan davada tutuklu İBB Başkanı İmamoğlu savunma yaptı, davadaki iddiaları "iftira ve kurgu" olarak nitelendirdi.
Mahkeme, belediyelere yazılan müzekkerelere cevap verilmesinin beklenilmesine hükmederek, Lütfü Savaş'ın katılma talebini kabul etti. Sonraki duruşma gününü 23 Şubat saat 09.00 olarak ilan etti.
Şimdi 23 Şubat’taki duruşma bekleniyor.
Önümüzdeki duruşmada tekrar bir erteleme gelebilir ya da beklenen bilgilerin mahkemeye ulaşması durumunda, davanın reddi veya sanıkların cezalandırılması yönünde bir karara da varılabilir.
SONUÇ
Son olarak, olayın esasına dair Ahmet İYİMAYA’nın hep vurguladığım bir sözünü de buraya bırakıyorum:
"Hukuk ve demokrasi refleksi, siyasi partinin kongre tutanağına sinmiş sahteciliği yok etmeye mecburdur."
Ahmet İYİMAYA | 2006 TBB Dergisi - TBMM eski Anayasa Komisyonu Başkanı



Yorumlar